Çevrim İçi Kullanıcılar

26 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Rasgele Resim

amurluky16.jpg

Köyümüzün Şehit ve Gazileri

1334 ve 1336 Tarihlerinde iki defa ermeni baskınına uğrayan köyümüz Şehit'liği;

 

ERMENİ BASKININA UĞRAYAN KÖYÜMÜZ HAKKINDA ZULMÜ GÖREN KOMŞU KÖY VATANDAŞLARININ İFADELERİ;
Verişan (Gürbüzler Köyü’nden); Kurban oğlu Cevahir’den olma 1313 (1897) doğumlu Mustafa KARA’nın ifadesi:
Ermeni zulmünde Susuz ilçesine bağlı Küçük Çatlak Köyü’nde idik. Azgın Ermenileri onlarla anlaşan Ingilizler daha da azgınlaştırdılar. Ermeniler Benliahmet, Bayburt (Selim’in köyü), Mezre, Çamurlu, Aynalı köylerinde çokhakaret yaptılar. Çamurlu Köyü’nde iki gözü kör, yani ama bir kadını ve amcamın karısını öldürdüler. Yine aynı köyün içinde Şamil ve Süleyman ağaları kandırıp, köy dışında kılıçla kestikten sonra köy meydanına getirip attılar. Bu kişilerin cesetlerinin üzerine ayrıca geberttikleni bir köpek leşini koyarak, ahlaksızlığın daniskasını yaptılar.
Eski geçit Köyü’nden (Bezirgangeçit); Coşkun kızı Behiye’den olma 1320 (1904) doğumlu Şikar KARADAĞ’ın ifadesi: Babam, kardeşim ve yengem Aynalı’daki kırgında karda, kışta Ermeni elinden kaçarak kurtulabilen üç şanslı kimsedirler.
Aynalı Köyü’nde anamı, halamın gelinini bıçakla Ermeniler öldürdüler. Amcamın karısı Hanife’yi kucağında çocuğuyla öldürdüler. Henüz kırk günlük bacım Libas’ı yedi süngü darbesiyle yaraladılarsa da sonradan iyileşti. Köyümüz Aynalı’da pek çok komşumuzu öldürerek kuyulara atmışlardı. Ben çocuk idim. Köyümüzden Melik Köyü’ne, oradan da Göle’ye gittik. Bundan sonra da bir daha köyümüze dönemedik. Melik Köyü’nde çoluk çocuk bir dama kapatılmıştık. Babam, kardeşim ve yengem Aynalı’daki kırgında karda, kışta Ermeni elinden kaçarak kurtulabilen üç şanslı kimsedirler. Bende Melik Köyü’nde son anda Türk ordusunun gelmesiyle kurtuldum. Eskigeçit (Bezirgan-geçit) Köyü’nden; Kahraman oğlu Peri’den olma Hüseyin KARADAĞ (1880 doğumlu)’ın ifadesi:
Yolda ne badireler geçirdim anlatamam. Çakmak’ta bir Kazan Türk’ü Rus subayına sığındım. Benim önceden tanıdığım aynı zamanda ahbabım olan bu subay beni karşısında görünce kurtulduğuma hayret etti.
Biz öküz arabasıyla köye buğday getiriyorduk. Bu Ermeniler beni atları ile öyle çığnadılar ki idarem kalmadı. Yeğenimin ellerini öyle bağlamışlardı ki parmak uclarından kan akıyordu.
Soğuk bir Mart ayının 12’sinde Ermeniler Kars’tan gelerek bizim köy Çamunlu’da silah çattılar. Köylüler onlara yemek verdiler, ikramda bulundular. Birgün de baktık ki Ermeniler yığın yığın köye geliyorlar. Bize telaş ve endişe düştü. Bu hal içinde iken Ermeniler köyümüzü yaylım ateşine tuttulan. Gece olunca da köye doldular. ve bize “teslim ol” çağrısında bulundular. Biz güvenmedik. Böyle olunca bize “İncil hakkı için sizi öldürmeyeceğiz” dediler. Ben Enmenice bildiğim için onlarla konuşarak anlaşmayı sağladım. Bir saat mühlet istedik. O vakte kalmadı damlanımızın üzerindeki otlukları, damları, hayvanları ateşe verdiler. Bizde sabahleyin teslim olduk. Bizi köye topladılar. Aynalı Köyü’ne götürdüler. Orada dört Ermeni askeri sevdiğimiz, saydığımız Şamil Bey diye bin büyüğümüzü gözlenimizin önünde öldürdüler. Sonra da bizi bir meneğe doldurarak; “kadınlar bir tarafa, erkekler bir tarafa ayrılsın” dediler. Kadınlarımız başladı ağlamaya. “Onları nereye götürüyonsanız, bizi de götürün.” dedilerse de, Ermeniler “Onların ifadelerini alacağız” dediler. Ben dahil tüm erkekleri bir dereye götürüp kurşuna dizdiler. Ben o zaman kırk yaşımda vardım. Bu hunhar katliamdan sadece ben kurtuldum. Bir de onbeş yaşlarında bir çocuk ağır yaralıydı. Geceleri kurbağalanın ötüşleri misali, üzerime yığılmış cesetlerin bir dere boyu ızdırap dolu bir müzikal gibi iniltileni halen kulaklarımdadır. Oradan Melik-Köyü’ne, oradan da Çakmak Köyü’ne kaçtım. Yolda ne badireler geçirdim anlatamam. Çakmak’ta bir Kazan Türk’ü Rus subayına sığındım. Benim önceden tanıdığım aynı zamanda ahbabım olan bu subay beni karşısında görünce kurtulduğuma hayret etti. Uzerim sırılsıklam su gibi kandı. Hala deredeki ölülerin ve yaralıların görünüm ve iniltileni acı bir müzik gibi kulağımda. Ben Çakmak Köyü’nde 20 gün bu Rus subaylarının evinde gece gündüz kaldım. Tabii bilahare bizim askerlerimiz gelip yetişince, bende bizim askerlere bu kişinin iyiliğini söyleyerek izzet ve ikramda bulundundum. Bizim askerler gelince, Enmenilerden epey esir toplamışlardı. Onların bakım ve ihtiyaçları ordumuz için müşkül olduğundan biz sivil halka Ermeni esirlerini iki-üç-beş dağıtarak onlara idareten bakmamızı söylediler. Benim iki Ermeni esir misafirim oldu. Bunları yıkayıp, yedirip, içirip ikramda bulundum. Askerlerimiz de bu pecmurde esirlere elbise verdiler. Sonra bunları bizden toplayarak Ermenilerin elindeki Türklerle becayiş ettiler. Benim bu iki misafarim kadındı. Biri kız, biri de yaşlı bir hanımdı. Bu kızı bana bir yüzbaşımız emanet bıraktı. On yedi gün sonra da gelip onu alarak düğününü yaptı ve baba evi Sivas’a götürdü. Söylesem bitmez, tükenmez... Yüzlerinden, gözlerinden kan dökülen Ermeniler, bize zulüm yapmaktan bir türlü doymadılar. Köyümüz Çamurlu’da 75-80 yaşlarındaki eniştem Himmet’i öldürdüler. Bacımın oğlu İdris’i göğsüne, kapıdaki kocaman tuz taşını koyarak öldürdüler. Ayrıca köyümüzdeki kırgında Musa, Ahmet, Ismail ismlerindeki dayılarımı da öldürdüler. Yine bir gün yeğenimle Melikköyü’nden kendi köyümüz Çamurlu’ya beraberce gelirken dört Ermeni atlısı yolumuzu kestiler. Biz öküz arabasıyla köye buğday getiriyorduk. Bu Ermeniler beni atları ile öyle çığnadılar ki idarem kalmadı. Yeğenimin ellerini öyle bağlamışlardı ki parmak uclarından kan akıyordu. “Gavur-denesi” denilen yerde bizi öldüreceklerken, tesadüfen bizi Milis askerlerimiz kurtardılar.

Adı

Soyadı

Baba Adı

Mertebe

Ercan

DOĞRUKARTAL

COŞKUN

Şehit

 

ERCAN DOĞRUKARTAL'IN ÖZGEÇMİŞİ

Doğum Tarihi 12.11.1990 Kars Merkez Çamurlu Köyü'nde doğmuştur. Ailesinin 4'cü çocuğuydu ilkokul 4. Sınıfına  kadar Kars merkez çamurlu köyü ilköğretim okulunda okumuştur. 1999 yılında Kars merkez çamurlu köyünden ailesi ile birlikte İstanbul’un Esenyurt ilçesine göç etmişlerdi okulunu İstanbul Yenikent İlk Öğretim Okulunda devam etti bu okulda orta 3'e kadar ilk öğretim okulunu bitirdi. 2004' de daha sonra iş hayatına atıldı oto Nihat özel Renault servisine oto motor tamirciliğine çırak olarak başladı ve orda 2 yıl olarak çıraklık yaptı. ve daha sonra İstanbul beylikdüzü çıraklık mesleki eğitim merkezinde 3 yıl işi üzerine okudu daha sonrada kalfalık belgesi için sınavlara girdi ve kalfalık belgesini kazandı. Vatanı görevini acemi birliğini Sivas merkez piyade alayında yapmıştır.
Usta birliğini ise Hakkari Şemdinli ilçesi gelişen karakolunda yapmıştı dış görev için kendi birliğinden askeri araçla çıkıp süngü tepe adlı üst bölgesine askeri için malzeme götürüp ve geri dönüşü kendi birliğine 5km kala yola döşenen mayın patlaması sonucu 06.10.2011 tarihinde şehit olmuştur. Şehidimize Allah rahmet mekanını ise cennet eylesin.

Adı

Soyadı

Baba Adı

Mertebe

Veli

ÇULAYDAR

Asker

Gazi

1974 Kıbrıs Gazisi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Üye Paneli

Duyuru ve Etkinlikler

Dernek Üye Girişi ve Aidat Toplama Hakkında
Pazar, 02 Eylül 2012
Dernek Üye Girişi... Devamı...
Dernek Üyelik Formu Hakkında
Pazar, 02 Eylül 2012
Dernek Üyelik... Devamı...
Hasan Ekinciel Teşekkür Mektubu
Pazar, 02 Eylül 2012
Hasan Ekinciel... Devamı...
Sabahattin Orhanlı Dernek Bağışı Hk,
Pazar, 02 Eylül 2012
Sabahattin Orhanlı... Devamı...

Sizden Gelenler

jtemplate.ru - free extensions Joomla